19 Mayıs 2012 Cumartesi

Şiddetin dayandığı kapı : Kadın

14 Aralık 2011, 12:00
 Şiddetin dayandığı kapı : Kadın
Rumeysa Alsancak SEMİZ
Sahip olduğumuz değerlerimizde ve kültürümüzde kadın baş tacı edilirken son zamanlarda kadınlara yönelik şiddet ve dayak olaylarının giderek artması hepimizi derinden yaralamaktadır.Yapılan şiddetin başlı başına bir vehamet olduğu gerçeğinin yanı sıra,bir de bu vehamete töre kılıfı uydurulması,kelimenin tam anlamıyla acziyetin ifadesidir.Geçmişimizden getirdiğimiz ataerkil toplum kavramı,galiba sadece bizim toplumumuzda bu kadar kadının lehine kullanılmıştır.
 
Atalarımızdan yadigar kalan ataerkil kavramını aslında biraz irdelemek gerekir diye düşünüyorum.Ataerkil toplum demek genel manada erkek egemen toplum anlamına gelmektedir.Bu manayı evirip çevirip 'kadının tutsak' olduğu bir hale getirmek yanlıştır.Evet doğru bizim toplumumuzda erkeğe saygı vardır.Ama kadına da sevgi vardır.
Kadının itaatı korkudan değil,saygıdandır.Ve erkek tüm benliğiyle kadının yanında durmalıdır.Bizim değerlerimiz Hz Muhammed’ın sünnetiyle başlar.En basta onun kadına bakısını iyi tahlil etmek durumundayız.Aynı şekilde Hz Hatice’nin nebi sevgisi olmalıdır ölçümüz.Nasıl bir ihtimam içersinde yasadıklarını iyi gözlemlemek gerekir.
 
Ayrıca yüce yaratıcı kuranda kadınlara sayısız haklar vermiş. Onları erkeklerle eşdeğer tutmuş hatta erkeğin velisi, dostu ve destekçisi olarak nitelemiş.Kur-an'da bir surenin adı başlı başına kadınlar ilgili Nisa Suresi vardır. Başta Nisa Suresi olmak üzere birçok sürenin meali okunduğunda görülecektir ki, Yüce Yaratıcı kadını hakikaten başların tacı etmiş ve ona azami önemi vermiştir.
 
"Sizin en hayırlınız hanımlarına karşı en iyi davrananınızdır, ey insanlar size kadınlarınızın haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allahtan korkmanızı tembihlerim sizler kadınları Allah'ın birer emaneti olarak aldınız" buyuran yüce peygamber kadınlara ne kadar hassas davranılması gerektiğini hem söylemiş hem de yaşam tarzıyla bizzat bizlere misal olmuştur.
 
Eski Türk kültüründe kadın asla toplumdan dışlanmamış, şenlikler törenler yan yana kutlanmış, hayatı erkeklerle beraber omuzlamışlar. Hakanın tahtının yanında annesinin de bir tahtı bulunur hatta anne elçiler kabul ederdi bu da bize kadının hakanla beraber egemenliği paylaştığını gösteriyor.
 
O halde;
Kadına şiddet uygulayan onu sokak ortasında kurbanlık koyun gibi doğrayan, çocuklarının gözü önünde kurşunlayan insanlar hangi dinin mensuplarıdır.Bu nasıl bir cehalettir.
Onlar bu toplumun bağrından çıkmış olabilirler mi.
İste kadına şiddeti konuştuğumuz bu günlerde bu acı veren yaranın esasında neşter vurulması gereken toplumsal bir cerahat olduğunu anlamalı ve anlatmalıyız.

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ




HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

NAMAZ VAKİTLERİ

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK OKUNANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:

e-gazete

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV