19 Mayıs 2012 Cumartesi

Yardım ediniz ama muhtaçlığı tesis etmeyiniz efendiler…

Ramazan ÇUGLAN

31 Temmuz 2010 Cumartesi 19:40
Yardım ediniz ama muhtaçlığı tesis etmeyiniz efendiler…

 Yardım ediniz ama muhtaçlığı tesis etmeyiniz efendiler…


 


11 ayrı dilin konuşulduğu, Afrika kıtasının en güney noktasında olan, yani sonrasında dünyanın güney buzullarından başka bir şey olmayan, iki okyanusun Ümit Burnunda yani Cape Town`da birleştiği, özgür adam saygıdeğer Nelson Mandela`nin ülkesi Güney Afrika Cumhuriyetinden selamlar, sevgiler ve saygılar sunarım hanımefendiler, beyefendiler.


Yazıma tabi ki son siyasi gelişmeler diş politika, ekonomi, aktüel ve bilimsel mevzular, çok önemli iç gelişmeler örneğin referandum ya da Esenlerimiz için yapılan çok güzel çalışmalara da değinerek başlamak isterdim ama her isi erbabına bırakmak da fayda var, Ben Ülkeme, şehrime ve ilçeme katkı yapan bütün yürekleri selamlıyorum ve her şeyin daha güzel olduğuna ve olacağına o emek veren güzel insanlar ve onları sevk ve idare eden güzel yöneticiler kadar inancım tam, takip de ediyorum yakinen dua da ediyorum ve hemen yineliyorum `Allah yar ve yardımcınız ve yardımcımız olsun inşallah` diyorum cesur ve vatanini seven tüm dostlara…


Ve hemen uzmanlık alanıma donuyorum müsaadenizle … Çoğu zaman defaatle ifade ettiğim önemli bir mevzuca tekrar dokunarak ilk makalemi sunmak istiyorum izninizle.


Ülkem gerçeklerinden birisi ve belki de en önemlisi özellikle engelli bireylerin çoğunun ciddi bir eğitim problemi olması bununla beraber kendilerini çeşitli nedenlerden ve mazeretlerinden ötürü yetiştirememiş olmaları ve sosyallikten uzak olan bu bireylerin birçoğuna bulaşmış olan kolay para kazanma ya da günü kurtarma virüsüdür efendim.


Aslında bu kolay para kazanma virüsü engelli bireye kanımca toplum tarafından enjekte edilen bir virüstür. Masum engelli bireye bu virüsü toplum istemeyerek de olsa bulaştırmakta ve engelli birey bu virüsün müptelası olduktan sonra kendisini yetiştirecek sosyal çalışmalar veya kurslara ilgisizleşmekte ve artık üreten bir birey olma umutlarını varsa da tamamen kaybetmektedir.


Nedir bu virüs?, hemen açıklayalım efendim. İsmini hatırlayamadığım ama sözlerini unutmadığım bir düşünür der ki : “Engelli bireyler, engelli olmayan bireylerin sızlayan vicdanıdır.” Bu söz aslında kısmen doğru ama bu sızlayan vicdan bir engelli olarak en azından benim için çözüm değil. Sızlayan bir vicdan hemen harekete geçer ve vicdanı biraz rahatlasın adına o engelliye çoğu zaman bir hediye?! verir. Ama bu davranış problemi çözmüş müdür? bunun cevabını bu yazıyı okuyan kişilerin hemen verdiğinden eminim, `hayır,çözmemiştir` diyeceklerdir


Ben ve tüm engelliler ayrıca diğer kısıtlılık yaşayan bireyler artık bu ve bunlara benzer hareket tarzındaki geçiştirme önlemleri ! yerine artik köklü çözüm istiyoruz diyoruz.
Bundan hareketle engelli olmayan bireyler sahip oldukları belki çok önemsedikleri sağlık ölçütlerinden mahrum olan engelli bireylere merhamet duygusu ile yaklaştıklarında yardım etme içgüdülerine hakim olamayarak engelli bireye mali değeri olan bazı şeyleri (hediye) vermektedirler dedik. Bu da bir geçiştirme ve yatıştırma yöntemi ama nereye kadar bu şekilde hareket edeceksiniz. Yeni yeni dilenen ve bunu doğallaştıran bireyler ortaya çıkarmaktan başka bir faydası var mı bu eylemin ?! Toplum ve özellikle toplumu sevk ve idare eden erk, engelli ya da farklı kısıtlılıklar yaşayan birey ya da bireylere direk maddi yardımla onun içinde var olan çalışma, üretme ve kazanma isteğini körelttiğini hatta yok ettiğini artik fark etmeli. Engelli ve çeşitli kısıtlılıklar yasayan bireyler için çok kaygılanan! çevrelerin artik büyük tehlikenin farkında olmasını ve bunları yazmamayı ne kadar isterdim.


Bu cok duygusal yaklaşımlar, çok ciddi bir sosyal sorunu tetikleyen olumsuz bir eylemdir. Ve bu durum şu anda istihdam projeleri geliştiren çevreleri ve biz engellileri gerçekten olumsuz etkiliyor. Çalışma ve üretme isteği olmayan anti sosyal bir engelli birey için bir sürü kişisel gelişim ve istihdam projeleri hiçbir anlam ifade etmemektedir.
Bu durumda ne yapacaksınız! Tabi ki kesinlikle yardım etme ruhunu hiç harekete geçirmeyin önerisinde bulunmayacağım, burada yardımın bilinçli bir yardım şeklinde tezahür etmesi önemli. Çok düşündüğünüz ve gördüğünüz zaman içinizin sızladığı engelli ya da kısıtlı bireyin kendisini geliştirebileceği, üretime katkı sağlayacağı, ekonomik bağımsızlık olanaklarını yakalayabileceği ortamlarla tanışması için sponsor olmalısınız bence, Eğer işveren iseniz, örnek olarak üretiminize katkı sağlayıp sağlayamayacağını sınama adına işyerinizde ona bir şans tanımalısınız. Bence en başta iletişim kurmalısınız ve diyaloga `merhaba` diyerek başlamalı, en samimi arkadaşınız gibi onu tanımalısınız. Yüreğinizi açmalısınız ve tabi ki acımadan bi yanınız, öyle sanıyorum ki samimi arkadaşlarınıza da acıyarak yaklaşmadınız en basta!


Kısaca tavsiyem, özürlü, engelli ya da adı size göre her neyse, sizden farklı doğmuş veya gelişmiş bir dost bulun ve onu tanımaya çalışın tüm yüreğiniz ve aklınızla.
Toplumun sizden bir kaç kulvar geriye düşürülmüş bireylerini görmezden gelmeniz, sizin de görünmeyen ciddi bir özrünüz olduğuna işaret edebilir. Siz bireyleri tanıdıkça ancak onlar için çözüm üretebilirsiniz, kendinizi daha iyi tanıyabilirsiniz, tabi onların çözümsüzlükleri içinizi gerçekten sızlatıyorsa!. Ama bilinç ve anlam içeren bir çözüm ve yardım şekli olmalı bu, aynı anda yardım hissini karşınızdaki bireye hissettirmeden de olmalı bu eyleminiz ki o bireyin onuru ve kalbi kırılmasın, dik durabilsin hayata…
Şimdi sizinle tanıştırmaya çalıştığım ülkem gerçeğinin bir yönünü tanımak sizi mutlu etmiştir mutlaka ama aynı anda biraz duygusallaştınız da biliyorum, ama unutmayalım, duygusal zekânın yüksekliği duygularınızı kontrol etmekle de orantılıdır.
Ben şahsen megaloman tabir ile af buyurun, kisitli da olsa! üreten bir engelli birey,  olarak yani siyasetçi, tv programcısı, yazar,proje koordinatörü, ve milli engelli bir sporcu, vs .vs,  olarak ve simdi sağlık içinde olsa `Afrika fatihi!` olarak bu başarımı ve diğer bu makaleye sığdıramadığım! olumlu üretici özelliklerimi belki de bana maddi yardım yapılmamasına, ve emek vererek kazanma yönüme borçlu olduğumu gönül rahatlığı ile ifade ederken pek tabidir ki  `Şükürler olsun beni kendisinden başka kimseye muhtaç etmeyen beni dürüst, kanaatkar, sabırlı ve doğru yol üzerinde sabit kılan Rabbime` diyorum…İnşallah sonraki akıbetimizi de hayırlı kılar Mevlamız …


Ve diğer engelli başarılı birey örnekleri de aynı olumlu özellikleri taşımaktadırlar, bu bence tesadüf değil. Ancak güzel bir tevafuktur.  
Son söz olarak, Lütfen “Yardım ediniz ama kişinin yardıma muhtaçlığını tesis etmeyiniz!” diyorum.


Saygılarımla.
Afrika’dan Engelsiz, sağlıklı ve mutlu günler dilerken, Vatanimin tüm renklerine, İstanbul’uma ve Esenler`ime Ramazan-i Şerifin hayırlar getirmesini de diliyorum, sağlıcakla kalınız saygıdeğer hanımefendiler ve beyefendiler.


 


 


 


ramazancuglan@gmail.com


Guney Afrika Cumhuriyeti – 31 Temmuz 2010


Tel : 0027 0720 235217


    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ




HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

NAMAZ VAKİTLERİ

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK OKUNANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:

e-gazete

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV