19 Mayıs 2012 Cumartesi

Esenyurt’tan Essen’e Esenler hattı

13 Şubat 2012, 09:20
Esenyurt’tan Essen’e Esenler hattı
Ali Yasar AYDOĞAN
 Bundan yaklaşık bir yıl önce yazmış olduğum “Sarıgül’ün sırrı ve tebrikler Esenler!..” başlıklı yazımda, vatandaşlara yaşadıkları şehir ve ilçelerdeki belediyelerin performanslarından memnun olup olmadıklarını soran bir araştırmanın sonuçlarından bahsetmiştim. O anketin sonuçlarına göre, İstanbul'daki 39 ilçe arasında "en başarılı ilçe belediye başkanları" sıralamasında,  Şişli, Üsküdar ve Fatih Belediye Başkanlarının ilk 3 sıraya yerleştiklerini  aktarmıştım. Bu üç ilçenin ardından, benim de doğup büyüdüğüm ve halen yaşadığım ilçe olan Esenler’in  çok gayretli ve başarılı belediye başkanı M. Tevfik Göksu’nun % 58,7’lik bir oranla 4. sırada olduğunu da ilave etmiştim.
 
O anketin “başarı” sıralamasına göre o dönemde 4. sırada gözüken Esenler’in başarılı Belediye Başkanı  M. Tevfik Göksu, geçtiğimiz günlerde aralarında benim de olduğum, ilçedeki yerel basın temsilcileriyle  yemekli bir sohbet toplantısında bir araya geldi. Bu toplantıda, üçüncü senesini doldurmak üzere olduğu belediye başkanlığındaki çalışmalarıyla ilgili ayrıntılı bilgiler veren Göksu, kendisine yöneltilen soruları da cevapladı.
 
Göksu, bundan yaklaşık üç yıl önce Esenler’e belediye başkan adayı ve sonrasında başkan olduğunda üstlendiği sorumluluğun ve ilçenin sorun ve ihtiyaçlarının büyüklüğünün farkında olduğunu, “bundan 3 yıl kadar önce, başkanlık mazbatasını alınca kara kara düşündüm...” şeklindeki sözleriyle de açıkça ortaya koydu. Daha o zamanlar, ilçenin problemlerini sadece fiziki, sosyal ve kültürel olarak üç farklı alana ait sorunlardan ibaret olarak görmediğini, algı veya imaj sorununun da en az diğer problemler kadar önemli ve mutlaka çözülmesi gereken bir mesele olduğu kanaati taşıdığını vurguladı.
 
Başkan Göksu, yaklaşık üç yıllık çok yoğun, mesai mefhumu tanımayan bir çalışma dönemi sonunda bugün geldikleri noktada, hükümet konağı, hastane, park, ilçe meydanı gibi, bir ilçe için asgari koşulları oluşturan fiziki ihtiyaçların tamamıyla ilgili projeleri ya tamamladıklarını, ya da başlattıklarını ve bu dönem içinde bitirmeyi planladıklarını ifade etti. Genellikle sabah namazını takiben başlayıp, gece yarılarına kadar süren, özellikle ilk 1 yıl boyunca, günde 4 saati pek geçmeyen bir uykuyla yetinilmek zorunda kalınan  bir çalışma temposuyla 150 civarında önemli projenin bir kısmının hızla tamamlandığını veya kısa vadede tamamlanmak üzere olduğunu anlattı.
 
Bu şekilde ilçenin altyapı ve fiziki sorunlarıyla ilgili ihtiyaçlarının gereğini başarıyla yerine getiren Esenler Belediye Başkanı ve ekibi, ilçenin en az fiziki problemleri kadar önemli gördükleri algı veya imaj sorunu konusunda da çok önemli çalışma ve başarılar kaydetmiş görünüyor. Bu alanda da olağanüstü gayretli ve aktif olduğu gözlenen Göksu’nun, ulusal TV kanallarında, gazete veya İnternet haber portalı gibi diğer mecralarda neredeyse her gün haber ve demeçleri yayımlanmakta. Bu tür çalışmaları  arasında, mübarek Ramazan ayında düzenlenen rekor uzunluktaki cadde iftarı; ilçenin en merkezi noktasındaki metro istasyonunun girişinde bulunan, vatandaşlara her sabah sıcak çorba ikram edilen çorba çeşmesi; ilçedeki fırınlarla işbirliği içinde gerçekleştirilen “Askıda ekmek var” gibi proje ve faaliyetleri özellikle dikkat çekici olan Esenler Belediyesi, bu alandaki başarılı aktiviteleriyle Esenler’in adının basında çokça yer almasını ve ülke çapında duyulmasını da sağlamış gibi görünüyor.
 
Bu tür yoğun ve başarılı tanıtım çalışmaları neticesinde gelinen noktayı anlatırken Başkan’ın aktardığı şu anekdot da oldukça ilginç: Bundan 3 yıl kadar önce Esenler Belediyesi  başkan adayı olarak ilan edildiğinde Göksu’yu arayan dostlarından bazıları, “Esenyurt’a başkan adayı olmuşsun, hayırlı olsun...” şeklindeki sözleriyle, Esenler’in adının pek duyulmadığının veya Esenyurt’la karıştırılmakta olduğunun somut bir göstergesini ortaya koymuşlar. Halbuki İstanbul’u  biraz tanıyan herkesin bildiği gibi, Esenler ilçemiz, şehrin Aksaray, Topkapı gibi  merkezi noktalarına epeyce yakın, oldukça merkezi konumda olduğu halde; Esenyurt, şehrin Trakya çıkışına yakın, şehir merkezine uzakça bir ilçemizdir. Yukarıda bahsettiğim türden yoğun tanıtım çalışmaları sonucunda gelinen noktada ise Esenler’in adını artık neredeyse tüm Türkiye bilip, duyduğu gibi, geçenlerde bir görev seyahati için Almanya’nın Essen kentine giden Başkan Tevfik Göksu’yu, bu şehirde gittikleri bir camide gören cemaatten bazıları,  kimsenin kendisini tanıtmasına gerek kalmadan, “Aaa, Esenler Belediye Başkanı gelmiş..” diyerek, tanıdıklarını belli etmiş...
 
İlçenin imajı konusundaki çalışmaların başarısını ortaya koyan bu hoş anekdottan sonra, tüm bu çalışmalara rağmen, hala bu ilçe için yapılması gereken çok iş, alınması gereken epeyce mesafe olduğu da açık elbette. İstanbul’un tamamı gibi yüksek deprem riski altında olmasına rağmen, zemin açısından fazla sorunu olmayan ilçelerden biri olsa da, bu ilçemizin de mevcut yapı stoğunun önemli bir bölümü ruhsatsız ve mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş, oldukça eski binalardan oluşuyor.  Bu açıdan Esenler’de de, hem beklenen depreme karşı bir önlem olarak, hem de ilçedeki vatandaşların daha çağdaş ve müreffeh koşullara, İstanbul gibi dünya güzeli bir şehre yakışan bina ve mahallelere en kısa sürede kavuşabilmeleri için, kentsel dönüşüm alanında  gerekli çalışmaların da zaman geçirilmeden başlatılarak, hızla tamamlanması gerekiyor.
 
İlçelerindeki 4 bölgede, TOKİ ve KİPTAŞ ile işbirliği içinde kentsel dönüşüm çalışmalarının başlatılmış olduğunu ve hızla ilerlediğini aktaran Göksu, bununla birlikte vatandaşlar tarafından zaman zaman seslendirilen,  “Belediye gelecek, binamızı yıkacak, bize yeni daire verecek..” şeklindeki beklenti veya algının da aslında gerçeği yansıtmadığını, bu 4 bölge dışında vatandaşlardan talep gelmedikçe şimdilik bu tür bir çalışma planlanmadığını vurguluyor. Ancak kısa bir süre önce TBMM’ye sunulan “Afet riski altında bulunan alanların dönüşümüne dair kanun tasarısı”nın TBMM’de  kabul edilerek, yasalaşmasıyla birlikte, bu alandaki çalışmaların daha da artıp, hızlanacağını da ekliyor. Bu kanunun kabulüyle birlikte, İstanbul’un Avrupa yakasındaki pilot ilçe olarak belirlenen Esenler’in tüm mahallelerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kapsamlı envanter çıkarma çalışmasını başlatacağını, çıkarılacak bu envantere göre yıkılma riski bulunan binalardan başlanarak gerekli çalışmaların yapılacağını aktarıyor.
 
Bu son derece başarılı Belediye Başkanının ve ekibinin çalışmalarının tamamını aktarmak için, standart uzunluğunu şimdiden aşmış olduğumuz bu yazının sınırları yetmeyeceği gibi, bunun gibi 3-4 yazı daha yazmamız gerekir sanırım. Bunun yerine, Başkan Göksu’nun konuşmasında bahsettiği güncel bir araştırmanın sonuçlarına da kısaca değindikten sonra, yazımızı bitirmeye çalışalım. Yazının girişinde bahsetmiş olduğum, geçen yılın başlarında yapılmış olan "en başarılı ilçe belediye başkanı" anketine benzer şekilde, İstanbul’da vatandaşlar arasında yapılan ve “İlçenizde belediye çalışmalarından genel olarak memnun musunuz?” şeklinde bir soru yöneltilen bu anketin sonuçlarına göre, Esenler Halkı’nın % 83’leri aşan oldukça yüksek bir bölümünün  Esenler Belediyesi’nin çalışmalarından memnun oldukları ortaya çıkmış. Zaten yukarıda özetlemeye çalıştığımız bu yoğun ve başarılı çalışmalarının yanında, Başkan Göksu ve ekibinin tüm faaliyetlerindeki gayrete, vatandaşlarla iletişimlerindeki samimiyete tanık olan herkes, böyle bir sonucun normal olduğunda hemfikir olacaktır sanırım.
 
İşte böyle... Her zaman ve her yerde gururla söylediğim gibi, doğup büyüdüğüm ve halen (aramızda kalsın, tam 44 yıldır...) yaşadığım Esenler’deki bu güzel çalışma ve gelişmeler, beni son derece memnun etti ve  burada sizlerle paylaşmaya sevk etti. Yalnız, (aramızda kalır mı bilemiyorum ama...) halen bir çok dost, tanıdık ve yakınımızın bulunduğu sevgili Esenler’imizden, aslında son derece samimi ve halisane niyetlerle, yine Esenler için ve bundan 3 yıl kadar önce çıkmış olduğumuz bir yolda başımıza gelen bir “yol kazasından” kaynaklanan, elimizde olmayan bazı özel nedenlerle yakın bir gelecekte ayrılmayı düşündüğümüzü de söylemeden edemeyeceğim. “Kol kırılır, yen içinde kalır” düsturuyla, şimdiye kadar yakın çevremiz dışında bütün detaylarıyla pek dillendiremediğimiz bu oldukça enteresan, duyan veya bilen herkesin “çok garip” olarak nitelendirdiği “yol kazası” konusunda da, ileride başka bir yazımızda daha detaylı olarak dertleşiriz belki...
 
Doğup büyüdüğüm sevgili ilçemden ayrılmam kimin ne kadar umurunda olur bilemiyorum ama bu satırları yazarken dahi duyduğum üzüntüyü beni tanıyan dost ve yakınlarım kolayca tahmin edebileceklerdir sanırım. Ne yapalım, bizim Esenler’i sevdiğimiz kadar, Esenler bizi sevmiyordu belki de... Ya da 2009 yılı başlarına kadar, yaklaşık 7 yıl boyunca aktif olarak görev üstlenip, hizmet ettiğimiz, halen de gönülden ve elimizden geldiğince desteklemeye devam ettiğimiz davamıza mensup dost ve büyüklerimiz nezdinde, bizim son derece samimi ve karşılıksız olarak, kendi çapımızda büyük sayılabilecek fedakarlıklarla yerine getirdiğimizi düşündüğümüz görev ve hizmetlerimizin pek de kıymet-i harbiyesi yokmuş anlaşılan. Ne diyelim, Esenler’imizin de, dava arkadaşlarımızın ve büyüklerimizin de canları sağolsun... Tebdili mekanda ferahlık ve hayır olacağını umarak, içimiz kan ağlasa da, alır başımızı gideriz, olur biter.
 
Son olarak, aziz Esenler halkının, can-ı gönülden takdir ve tebrik ettiğim, başarılarının daim olmasını dilediğim değerli yöneticilerinin idaresi altında, bugünkünden çok daha güzel ve müreffeh günler yaşayacağı zamanların çok da uzak olmadığı yönündeki inancımı muhafaza ve bir kez daha ifade ederek, tüm dostları ve değerli okurlarımızı muhabbet ve hürmetlerimle selamlıyorum. 

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ




HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

NAMAZ VAKİTLERİ

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK OKUNANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:

e-gazete

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV