İnsanın düşünüp karar vermesi için Rabbimiz akıl vermiştir. İnsan hiç düşünmezmi ki bu aklı veren yaratıcı neden bu aklı vermiş diye.. Akıl düşünme, bilme, davranışlarını belirleme, denetleme yargılaması ya da iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan hakkı batıldan ayırmasıyla ilgi kabiliyeti veye dirayetine topluca akıl denir. Belli yargıların başka yargılar ile mantıksal bağlantılarını kavramak olayları yönlendiren ve düzeleyen ilkeleri bulmak dolayısıyla geleceğe ilşkin ya da gelecekte olacak olaylar konusunda öngörüde bulunmak kabiliyeti sergilemektir.
Bizler bu akıl sahipleri bu aklımızı nasıl kullanıyoruz ? Doğruyu bulmak çözüm aramak içinmi yoksa doğruyu yanlışa karıştırıp hak yoldan çıkmak içinmi kullanıyoruz. Fani dünyamızda, bize düşen bir çok görev varken bizler bunları geriye atıp kendi nefsi ve arzularımıza uyarak doğruyumu arıyoruz. Ülkemizin, memleketimizin, yaşadığımız bölgelerin bir çok sorunları varken bizler kendimizi bu sorunlar içindeki tarafımıza bakıpta bir muhasebe yapmamız gerekmez mi..?
Bu imtihan dünyasından güzel notlar alarak yarın ahirete göç ettiğimizde bizleri yoktan var eden yüce Rabbimizin huzurunda nasıl cevap veririz diye düşünmezmiyiz..? Düşünmek için geç kalmış sayılmayız. Bu can bu bedenden çıkmayıncaya kadar, her nefes alıp verdiğimiz sürece, yolun başında sayılırız. Geçmişteki hata ve yanlışlarımıza bir format atarak sıfırdan başlayabiliriz. İnsanlar birbirinden farklı görüşlere sahip olabilir, bu mümkündür. İnsanlar farklı siyaset cizgisinde olabilir, farklı renkleri sevebilir fakat farklı olması doğruyu, güzeli, gerçeği görmemezlikten gelmesi söz konusu değildir..
Bizi ve toplumu ilgilendiren her konuda karşı taraftaki kişilere muhalefet olsak bile fikir alış verişi yapmamız gerekir ki bu da istişare ile olur. Rabbimiz yüce kitabında buyuruyor ki; 'onların işleri aralarında dayanışma iledir' diye buyurmaktadır. Burdan anlaşılıyor ki insanlar birçok konuda karşı tarafla bile bildikleriyle istişare yapıp hakka ve hukuka uygun bir şekilde güzel bir çok sonuçlar çıkartabilir.
Ülkemizin dışarda ve içerde bir çok sorunları varken, bizler bunlara karşı birlik ve beraberliğimizi gösterme yerine, nefsi düşüncelere kapılıp doğru, yanlış, yapmış, yapmamış, yalan diye bir çok konuda birbirimize hakaret içerikli sözler söylemekteyiz. Gidişatta hiç bir çözüm olmadığı gibi aramıza giren nefsi düşünceler aramızdaki bir çok bağları ister istemez koparmaktadır. Ülkemizin kalkınması bu küçük görülen meseleler neticesinde, ekonomi ve kalkınmada çokta olmasa bile ilerlememizi engellemiş olmaktadır.
Engelleri kaldırmak mutlak bizlerin birbirimize karşı saygı, sevgi, ihlaslı, yaklaşımla olabilir. Bunu denemek çok zorda değil yolun sonu gelmeden (ecel) barış ve kardeş içinde yaşamak ve yaşatmak elimizde iken neden sonuçsuz çareler aramaktayız. Herkes buradan kendine bir pay almasını dileyerek son sözümü rabbimizin emriyle bitirmek istiyorum. Ahireti hesaba katan ve rabbinin rahmetini uman kimse gibi olurmu? Deki ''Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olurmu Şüphesiz temiz akıl sahipleri öğüt alıp düşünürler" diye bizlere mesaj vermektedir...
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
YorumlarToplam 1 yorum mevcut
FUAT SAKA 1 ay önce yorumlandı
dostuma bu güzel yazisindan dolayi şükranlarimi sunar devamini bekleri̇z. eli̇ne kalemi̇ne yüreği̇ne sağlik dosttum. bayburt kültür yar.der. şube bşkn.