Aile hekimliği; kişiyi içinde yaşadığı topum ile birlikte bir bütün olarak ele alan,temel ilke olarak sağlık hizmeti vermeyi amaçlayan,tüm hastalık ve sistemleri kapsayan bir tıp uzmanlık alanıdır. Aile hekimi ise, sizin ve aile bireylerinin sağlık durumunu yakından bilen,biyolojik,sosyal ve ruhsal yönleriyle ilgili olan,aynı zamanda bireylerin yaşam kalitelerini ve sağlık düzeylerini yükseltmeyi hedefleyen,ve diğer birimlerle koordinatör işlevi kuran,kişilerin kendi seçtikleri tıp doktorudur.
Dünyada pek çok gelişmiş ülkelerde 1970 lerden beri uygulanmakta olan ‘aile hekimliği’ ülkemizde son 10 yıldır bir uzmanlık dalı olarak yerini almıştır.İstanbul’da 1 Kasım itibariyle başlamış olan bu ugulamayla,aile hekimleri belirlenmiş olan kendilerine bağlı nüfustaki mevcut hastalılarının tanı,takip ve tedavilerinin yanı sıra sağlığın geliştirlmesi ve hastalıkların önlenmesini amaçlayan bir tür koruyucu hekimlik hizmeti uygulayacaktır.
Aile hekimliği uygulaması kanunlarda belirtildiği üzere;her bir aile hekimi için kayıtlı kişi sayısı en az 1000 en fazla 4000 kişi olacak ve haftada 40 saatten az olmamak ve ücretsiz olmak kaydıyla ilgili aile hekiminin talebi ve o yerin sağlık idaresince onaylanan çalışma saatleri içinde yerine getirilecek ve sağlık bakanlığınca belirlenen süre sonunda kişiler aile hekimlerini değiştirebilecek.Ayrıca evden çıkamayan hastalar için hekim günde 2 saat ev gezileri yapmakta mecburi olacak lakin bu hekimi istediğimiz her zaman arayabileceğimiz anlamına gelmiyor.Bir diğer unsur da sevk zinciri şimdilik geçerli olmayacak.Yani hasta şimdilik istediği hastaneye gidebilecek ancak belli bir süre sonra sevk zinciri geçerli olucak ve SGK sevk zincirine uymayan hastanın masraflarını ödemeyecek.
Bu uygulamayla birlikte sağlık problemlerinin büyük ölçüde azaltılması,hastanelerde oluşan uzun kuyrukların olabildiğince ortadan kaldırılması hedeflenmiştir.Sistem uygulandığı ülkelerde hem hasta,hem devlet,hem de sağlık sektörüne bir nevi düzen getirmiş,kaynak ve zaman israfını,hastaların sistemsizlikten doğan zararlarını minumum seviyeye indirmiştir.Aile hekimliği uygulamasının en önemli özelliği doktor ile hasta arasındaki ilişkiyi kuvvetlendiren bir sistem olmasıdır.Bu sayede doktorunuzun çoçukluğunuzdan itibaren olan her hastalığınızı,tüm gelişmelerinizi bilmesi güzeldir.Yeni gidilen doktor sizin anlık durumunuzu baz alarak çalışsa da,aile doktorunuz annenizde şeker hastalığı olduğunu veya neye alerjiniz olduğunu bilir,bu da elbette büyük bir artıdır.
İstanbul genelinde olduğu gibi Esenler de ‘Aile Hekimliği’uygulamasına geçti.Uygulama için vatandaşların aile hekimleri belirlendi.Vatandaşlar,hizmet almak istediği herhangi bir hekime,herhangi bir yerden belge veya dilekçe almasına gerek kalmadan başvurabilirler.Hatta başka bir şehirden misafirliğe,okumaya gelen ve sosyal güvencesi olmayan vatandaşlar da bulundukları bölgelerde ‘aile hekimliği’uygulamasından ücretsiz şekilde faydalanabilirler.Halkımızın bu hizmetten hızlı ve bilinçli bir şekilde faydalanabilmesi için ilk olarak yerel bölgemizde bu uygulamayı daha detaylı anlatan seminerler veya söyleşiler düzenlenebilir.
Ayrıca Aile hekimliği hizmetinin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi için kayıt olmak esastır.Aile hekiminize sadece TC kimlik numaranızı bildirmeniz yeterli olacaktır.Uygulamayla ilgili ayrıntılı bilgileri İl Sağlık Müdürlüğünün "www.istanbulsaglik.gov.tr" adresinden öğrenebilirsiniz.
Esenler İlçe Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Dr. Münevver Gonca SET ile Aile Hekimliği üzerine kısa bir söyleşi yaptık:
-Aile hekimliği tam olarak nedir?Bunun ülkemizde gelişim sürecini nasıl değerlendiriyor sunuz?
-Aile hekimliği doktorların nüfusa göre dağılımını yaparak bir doktora 3000 ila 4000 arasında hasta düşerek, her birey ve ailenin doktoru olacak şekilde sağlık hizmeti vermeyi amaçlayan sistemdir.Yurtdışında senelerdir uygulanan bu sisteme Türkiye geç kalmış bir ülke,henüz bile sistem çok oturmadığından eksikler var, doktorların sürkülasyonu söz konusu,dolayısıyla düzene girme aşamasında.
-Birçok tabip odalarının ‘sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesi’ şeklinde karşı çıktıkları bu uygulamaya siz ne diyorsunuz?
-Hayır ,tam aksine bu uygulama ticarileştirilmesinden daha çok sağlık hizmetlerini iyiye götürmek adına yapılmış bir uygulama şöyle ki bir hastanın değişk birkaç doktora muayene olması,gereksiz tahliller yaptırması ve böylece devlete maal olan gereksiz masrafları önlemek amacıyla yapılmış aynı zamanda hastanın ve yapılması gereken tahlillerinin takibini kolaylaştırması beklenen bir uygulama.
-Bu uygulamayla doktor hastasını seçebilecek.Bu durumda kronik hastalığı olan,bakımı ve takibi zor olan hasta açıkta mı kalacak?
-Hayır böyle bir durum olamaz.Doktor hasta seçmez,işin o kısmını düşünmez.Öncelikle hasta hastadır doktor için,doktorun belki hastayla başka bir problemi varsa değiştirme söz konusu olabilir.Ancak hasta doktorunu isteği üzerine seçebilir.
-Bu uygulamayla Koruyucu sağlık hizmetlerinin ortadan kalkacağı söyleniyor?Bu durumda ne olması bekleniyor?
-Şimdi öncelikle nedir bu koruyucu sağlık hizmetleri;birinci basamakta aşıların yürütülmesi,gebeliğin gözetilmesi,aile planlaması gibi temel sağlık hizmetleridir.Zaten aile hekimliği uygulamasıyla çocukların aşılarını aile hekimleri kontrol edecek ,bilgisayar sistemi ile bebeklerin eksik olan aşıları gözükecek,bizde Toplum Sağlık Merkezi olarak toplum sağlığı açısından genel olarak okul aşılarını yapacağız,yani onlar bireysel olarak biz genel olarak çalışacağız.
-Peki bu uygulama çoğu insanın ulaşabildiği tek yer olan sağlık ocaklarının kapatılmasına sebep olacak mı?
-Evet,artık sağlık ocakları yok, bakşa bir sisteme geçiyoruz, ASM dediğimiz (Aile Sağlığı Merkezi) yani sağlık ocakları artık ASM adı altında devam edecek.Hasta ücretini aile sağlığı merkezinden alacak belli bir süre sonra, hatta biz uygulamaya başladık, aile hekimi yatalak hastanın evine gidip,bakımını orada yapacak.
-Aile hekimliği uzmanlık gerektiren bi alan olması gerekirken şuan günümüzde 1 haftalık yada onun gibi kısa süreli kurslara gidip sertifika alınarak yapılabiliyor?Bu duruma ne diyor sunuz?
-Şöyle söyleyeyim aile hekimliğinin yaptığı iş birinci basamak sağlık hizmetini yürütmektir, aynı zamanda pratisyen hekimi de birinci basamak sağlık hizmetini yapan kişidir kaldı ki bu kurs 1 haftalık eğitimle sınırlı kalmıyor,ikinci aşama uyum eğitimi internet üzerinden ve yine faali eğitimlerle devam edecek, sadece bir haftalık kursun sonunda sertifika alınmayacak, ikinci aşamaya kadar devam edecek olan bu internet üzerinden eğitimler sonucu ikinci sertifika verilecek,ikincisi alınmadıkça birinci aşamada alınan sertifika iptal olacak.
Yorumlar